Sesin ham fiziksel varlığının bir anlam dünyasına dönüşme süreci, insan bilişinin ve kültürel kodların kesiştiği noktada gerçekleşir.
Bir ses dalgasının gürültüden ayrılıp "müzik" olarak tanımlanabilmesi için belirli bir düzenleme ilkesine tabi olması gerekir.
Besteci Edgard Varèse'nin belirttiği ve bilişsel çalışmalarda kabul gördüğü üzere, "Müzik, düzenlenmiş sestir" (Levitin, D. J., This Is Your Brain on Music: The Science of a Human Obsession, 111).
Bu düzenleme eylemi tonalite veya makam gibi farklı sistemler üzerinden gerçekleştiğinde, sesin taşıdığı "anlam" nasıl bir dönüşüme uğrar?
Bu soruyu cevaplamak için müziği sadece teknik bir dizilim olarak değil, dinleyicinin aktif yorumuyla şekillenen bir hermeneutik olay olarak ele almak gerekir.
Batı ve Doğu müzik gelenekleri, sesi organize etmek için farklı matematiksel ve estetik hiyerarşiler kullanır.
Tonalite sistemi, belirli bir ton merkezi etrafında kurulan armonik ilişkiler üzerine odaklanırken; makam sistemleri, perde aralıklarının mikro-tonal hassasiyetlerle işlendiği melodik-modal bir yapı sunar.
Bu iki sistem arasındaki fark, sadece teknik bir ayrıntı değil, aynı zamanda bilişsel bir alışma sürecinin ürünüdür.
Deneyler, bireylerin kendi kültürlerine ait müzik sözdizimlerini içselleştirdiklerini ve aşina olunmayan sistemlere karşı farklı duygusal tepkiler verdiklerini göstermektedir. Yapılan bir araştırmada, "Eğitim, alışılmadık müzik sözdizimlerine karşı olumsuz duygusal tepkileri azalttığını göstermektedir" (Mousala, S., Algi ve Bilis - 15. Uluslararasi Müzik Konferansi, 6). Bu durum, sesin anlamının evrensel bir biyolojik sabite değil, öğrenilen bir kültürel çerçeveye bağlı olduğunu ortaya koyar.
Hermeneutik bakış açısıyla müzik dinlemek, pasif bir işitme eyleminin ötesinde, bir "performatif müdahale" olarak tanımlanır.
Anlam, sesin kendi içinde saklı olan statik bir veri değildir; icracı ve dinleyicinin o sesi belirli bir bağlamda yeniden inşa etmesiyle ortaya çıkar.
Lawrence Kramer'in ifadesiyle, "Müziği yorumladığımızda... performatif müdahalemiz tamamen açığa çıkar; bir şarkıcı veya enstrümantalistin performansta yaptığı gibi anlam yaratırız" (Kramer, L., Interpreting Music, 176).
Bu perspektiften bakıldığında, tonal bir eserdeki bir akor çözülümü veya makamsal bir yapıdaki bir karar perdesi, sadece fiziksel bir frekans değişimi değil, dinleyicinin zihninde biriken beklentilerin karşılanması veya ertelenmesiyle oluşan bir "olay"dır.
Müziğin taşıdığı bu anlam, çoğu zaman dilin sınırlarını zorlar.
Tonalite ve makam, birer müzikal "dilbilgisi" işlevi görerek seslere yön verir; ancak bu sistemlerin içinde üretilen her eser, kendi öznelliğini de beraberinde getirir.
İnsan zihni, tını, perde ve ritim gibi temel birimleri daha üst düzey kavramlar olan melodi ve uyum halinde organize ederken, aslında bir "dünya yaratma" biçimine katılır. "Müzik, salt keyif almanın ötesinde psikolojik ve kültürel boyutları olan, içsel bir insan yeteneği olarak görülmektedir" (Ball, P., The Music Instinct: How Music Works and Why We Can't Do Without It, 130). Bu yetenek, dinleyicinin sesi bir metafor olarak algılamasını sağlar; böylece sesler kederin, neşenin veya varoluşun birer simgesi haline gelir.
Sonuç olarak, tonalite ve makam gibi sistemler, sesin anlamsal boşluğunu dolduran hermeneutik rehberlerdir.
Bu rehberler, dinleyicinin beklentilerini, varsayımlarını ve estetik yargılarını şekillendirir.
Ancak müzikal anlamın nihai yeri, ne sadece fiziksel titreşimlerde ne de katı teorik kurallardadır; anlam, sesin insan deneyimiyle buluştuğu o geçici ve tekrarlanamaz "an"da saklıdır.
Acaba insan, sesi anlamlandırma çabası olmasaydı, evrenin sessizliğini nasıl deneyimlerdi?
Bu soru, müziğin insan varoluşundaki ontolojik yerini tartışmaya açık bırakmaktadır.
Kaynakça
Ball, P. (2010). Müzik İçgüdüsü: Müzik Nasıl Çalışır ve Onsuz Neden Yapamayız . Oxford University Press. https://www.google.com.tr/books/edition/The_Music_Instinct/R8M6AwAAQBAJ
Kramer, L. (2011). Müziği Yorumlamak . Kaliforniya Üniversitesi Yayınları. https://www.google.com.tr/books/edition/Interpreting_Music/9_Yv_Yv_Yv_C
Levitin, DJ (2006). Bu, Beyninizin Müziğe Verdiği Tepki: İnsan Takıntısının Bilimi . Atlantic Books. https://www.google.com.tr/books/edition/This_Is_Your_Brain_on_Music/S_0S7S_G_TcC
Mousala, S. (Ed.). (2018). Algı ve Biliş - 15. Uluslararası Müzik Konferansı . York Üniversitesi.
*Metnin konusu/kaynakları/biçemi (üslubu) tarafımdan belirlenmiş/kurgulanmış; yapay zeka (AI) ile dil ve akış yönünden geliştirilmiştir. (Safa Olgun)